top of page

YENİDOĞAN SARILIĞINDA FAYDA SAĞLAYAN 3 ÖNEMLİ ÖNERİ

  • Yazarın fotoğrafı: Dr. Yunus Emre Bıkmaz
    Dr. Yunus Emre Bıkmaz
  • 29 Kas 2024
  • 2 dakikada okunur

Yenidoğan bebeklerin en az üçte ikisi yaşamının ilk haftalarında sarılık sorunu yaşayabiliyor. Yenidoğan sarılığı çoğunlukla normal fizyolojik bir durum olarak kabul ediliyor. Genellikle geçici bir durum olmakla birlikte, yenidoğanların bir bölümünde beyin hasarı oluşturabilecek düzeylere erişebiliyor. Zamanında tanı konulup tedavi edilmeyen yüksek bilirubin düzeylerinin yol açacağı bilirubin ensefalopatisi ve sonrasında kernikterus adı verilen ciddi nörolojik bozukluklara neden olabiliyor.

Yenidoğan Sarılığını Erken Dönemde Fark Etmek Önemli

Kırmızı kan hücrelerinin parçalanmasıyla bilirubin denilen bir madde meydana gelmektedir. Yenidoğan kırmızı kan hücrelerinin kırılgan olması nedeni ile kırmızı kan hücreleri daha kolay parçalanıp, daha fazla bilirubin oluşturmaktadır. Normalde oluşan bilirubin, karaciğerde dönüştürülerek bağırsaklardan atılmaktadır; ancak yenidoğan bebeklerin karaciğerleri tam olgunlaşmadığından bu dönüşüm ve atılım yetersiz olmaktadır. Kanda artmış bilirubin cilt renginin sararmasına neden olmakta ve bu durum yenidoğan sarılığına yol açmaktadır. Doğumdan sonraki süreçte ilk 4 gün içinde oluşan yenidoğan sarılığında kontrol ve gözlem sağlanmalıdır.

Bebeklerdeki Bilirubin Seviyesine Dikkat!

Normal erişkinlerde kan-beyin bariyeri geliştiğinden, bilirubin beyine geçememektedir. Ancak zamanında doğan bebeklerde ilk 10 gün, erken doğan bebeklerde daha uzun bir süre kan-beyin bariyeri tam oluşmadığından belirli bir değerin üzerindeki bilirubin düzeyleri beyine yerleşip bilirubin ensefalopatisi ve sonrasında kernikterus adı verilen ciddi nörolojik sekellere neden olabilmektedir. Yaşamın ilk haftasında özellikle ilk günlerinde gövdede kol ve bacaklarda özellikle topuk altı cildinde sarılık varsa ve bebek de çok uykuya meyilli ise acilen bir hekime başvurmak gerekmektedir. Kanda artmış bilirubin ilk başta göz bebeklerinde, bilirubin seviyelerindeki artışlarla beraber sonra yüz ve boyun ve daha sonrasında kollarda ve bacak cildinde kendini göstermektedir. Eksik beslenme bilirubinin yükselmesinde kolaylaştırıcı bir faktördür. Diğer bir deyişle yetersiz beslenen bebeklerde daha fazla görülmektedir. Ancak sarılık tek başına sadece beslenme ile ilişkili değildir. Bilirubin belirli bir düzeyin üzerine çıktığında fototerapi vererek düşürmek gerekmektedir. Fototerapinin barsak hareketlerini artırması, kaka renginde değişiklik, vücutta kızarıklık gibi geçici birkaç önemli olmayan yan etkileri dışında anlamlı ve önemli bir yan etkisi bulunmamaktadır.

Yenidoğan Sarılığı Hakkında 3 Önemli Öneri

  1. Sarılık nedeni olan bilirubinin vücutta atılım yolu bağırsaklar ve böbreklerdir. Bebeğin yeterli sıvı ve gıda alımı böbreklerin ve bağırsakların en iyi şekilde çalışmasını sağlayacaktır. Seçilecek mucize gıda hiç şüphesiz anne sütüdür. Anne sütü ile beslenme bebeğinizin sıvı ve gıda ihtiyacını dengeli bir şekilde karşılayacaktır.

  2. Yenidoğanın beslenmesi çok önemli olmakla beraber yenidoğan sarılığı tek başına sadece beslenmeyle alakalı değildir.  Başta Rh/rh uyuşmazlığı ya da ABO uygunsuzluğu gibi risk faktörleri olmak üzere tüm bebekler, 2.-5. kritik günler arasında başta olmak üzere ilk 10 gün hızlı sararma açısından çok yakından izlenmelidir. Yani, aşırı sarılığı tanıyabilme önemlidir. Kol ve bacaklarda özellikle topuk altı cildinde basmakla sarılık var ve bebek de çok uykuya meyilli ise bilirubin değerlerine acilen bakılması çok önem arz etmektedir.

  3. Eğer belirli kritik seviyelerin üzerinde ise bilirubin değerini daha da artırmamak ve düşürmek için fototerapiden kaçınmamak gerekir.  Sarılıkların büyük çoğunluğu fototerapi ile düşmektedir. Ancak nadiren kan değişimi (exchange transfüzyon) ve  Rh/rh uyuşmazlığı ya da ABO uygunsuzluklarında intravenöz immünglobulin(İVIG) yapılması gerekebilmektedir. 


 
 
 

Yorumlar

5 üzerinden 0 yıldız
Henüz hiç puanlama yok

Puanlama ekleyin
bottom of page