YAYGIN KIŞ RAHATSIZLIKLARINA KARŞI DOĞAL EV ÇARELERİ
- Dr. Yunus Emre Bıkmaz
- 6 Şub 2025
- 4 dakikada okunur
Soğuk havaların etkisi ile kış hastalıkları da artış gösteriyor. Özellikle grip, nezle ve soğuk algınlığı kişiyi aniden yatağa düşürüp, yaşam kalitesini bozabiliyor. Soğuk algınlığını daha ciddi tablolara yol açmadan hafif bir şekilde atlatmak evde uygulanabilecek bazı pratik önerilerle mümkün olabiliyor.
Grip ve Soğuk Algınlığının Üstesinden Gelebilirsiniz!
Grip ve soğuk algınlığı herkesin zaman zaman yenik düştüğü rahatsızlıklardır. Nezle-grip virüsleri nedeniyle; kırgınlıkla birlikte burun tıkanıklığı, burun akıntısı, hapşırma, boğaz ağrısı, baş ağrısı ve hatta öksürük şikâyetleri ile kendini gösterir. Ne yazık ki soğuk algınlığına birden etki edebilecek mucizevi bir tedavi şekli yoktur. Bakteriyel enfeksiyonlarda etkili olan antibiyotikler ise bu virüslere etki etmemektedir. Kişi genellikle sürekli burnunu çekmekte, kendi kendine uygunsuz ilaçlar almakta ve belirtilerin geçmesini beklemektedir. Ancak grip ve soğuk algınlığını biraz daha konforlu geçirebilmek ve çevreye bulaştırmamak için alınabilecek bazı tedbirler vardır. Bu sayede hastalığın üstesinden daha da çabuk gelinebilir.
Öneriler:
Stres bağışıklık sistemini zayıflatarak kolay nezle-grip olmamıza neden olabilir. Her türlü stresten mümkün olabildiğince uzak durmaya çalışmak bu açıdan da önemlidir.
Olumlu düşünün. Olumlu düşünmek çok önemlidir; yapılan çalışmalar hayata olumlu bakan insanlarda bağışıklık sisteminin daha iyi çalıştığını göstermektedir. Vücudumuzun dirençli ve dayanıklı olduğunu düşünmek iyileşmeyi kolaylaştırabilir.
İstirahat ve gevşeme, belki de nezle ve gribin bilinen en eski tedavi önerisidir.
Kendinizi sıcak tutun. Bu durumda aşırı terlemeye yol açmadıkça, vücudun bağışıklık sistemi enerjisini enfeksiyona karşı savaşta kullanmak için odaklayabilir.
Hafif, yorulmadan kısa yürüyüşler yapın. Bu şekilde kan dolaşımı artırılarak enfeksiyon bölgesine akyuvarların gelmesine katkıda bulunulur. Açık havada yapılan kısa yürüyüşler havasız bir odada yorganın altında yatmaktan daha iyi gelebilir.
Beslenmenize dikkat edin. Soğuk algınlığı sırasında enfeksiyona karşı önlem almaya çalışan vücudun metabolizması, hazmı zor gıdalarla yorulmamalıdır. Az yağlı gıdalar, et ve süt ürünleri, taze meyve ve sebzeler yenmelidir.
Tavuk suyu çorbası burundaki salgının kıvamını azaltarak, tıkanıklığı gidermektedir. Ayrıca özellikle sıcak tavuk çorbası salgı atılımını artırır, hapşırma ve sümkürme yoluyla mikropların vücuttan dışarı atılmasına yardımcı olur.
Bol bol sıvı alın. 6-8 bardak ılık su, meyve suyu, çay, bitki çayı ve diğer ılık içecekler ile nezleye bağlı kaybedilen sıvı yerine konabilir. Ayrıca zararlı maddelerin vücuttan atılması kolaylaşır.
Su buharıyla odanın havasını nemlendirmek çok iyi bir yöntemdir.
Sigara içmeyin ve içilen ortamdan uzak durun. Sigara içilmesi veya dumanına maruz kalınması zaten enfeksiyon nedeniyle duyarlı olan boğazın daha kötüye gitmesine neden olur. Enfeksiyona karşı mikropları solunum yollarımızdan temizlemeye çalışan hücrelere olumsuz etki yapar.
Yeterli miktarda C-vitamini alın ve bal tüketin. C-vitamininin ve balın öksürük, hapşırma ve diğer belirtilerin azalmasını sağladığı eskiden beri bilinmektedir. Yüksek doz C-vitamini doktor gözetiminde, kısa süreyle kullanılabilir. Fakat sıvı alımını da artırmak açısından portakal, mandalina, limon, kivi ve greyfurt gibi C-vitamininden zengin meyvelerin suları içilebilir.
Tuzlu su ile burnunuzu temizleyin. Tuzlu su, burun içindeki ödemin azalmasına ve burun tıkanıklığında azalmaya yardımcı olur. Ayrıca mikropların mekanik olarak temizlenmesini sağlar. Eczanelerden alınabilecek bu tip okyanus suyu spreyleri kullanılabilir veya evde de basitçe hazırlanıp kullanılabilir. Bir bardak suya bir çay kaşığı saf tuz koyup karıştırdıktan sonra burun damlalıkları ile buruna damlatılarak belirgin bir rahatlık sağlanabilir.
Mikroplardan Korunma ve Çevrenizdekilere Bulaşmasını Önleme Yolları:
Ellerinizi yıkayın. Ellerin yıkanması mikropların uzaklaştırılmasında oldukça önemlidir. Sabun ve akan sıcak su ile grip-nezle virüsleri el ve parmak cildinden temizlenir. Sabun ve deterjanlar grip-nezle virüslerini etkilemezler; virüsler, yıkama ile mekanik olarak ortamdan uzaklaştırılırlar. El yıkama nezle olan kişi veya eşyaları ile temastan sonra çok önemlidir. Özellikle çocuklara hasta olan kişi ile temas ettiklerinde, ellerini yıkamaları öğütlenmelidir.
Fincan veya bardakları paylaşmayın. Tek kullanımlık kağıt bardaklar, özellikle okul ve iş yerlerinde mikropların yayılımını önlemede başarılıdır.
Kâğıt mendil kullanın. Kâğıt mendili sadece bir kez kullanıp atmak önemlidir; zira masaya, koltuğa, sandalyeye, vb. temas yoluyla başkasına virüs bulaşabilir.
4. Kâğıt havlu kullanın. Mutfak ve banyo gibi yerlerde, özellikle grip veya nezle olunduğunda pamuklu havlu yerine kâğıt havlu tercih edilmelidir.
Gözlerinize burnunuza ve ağzınıza elinizi götürmeyin. Grip veya nezle olan biriyle temas edildiyse kişi elini gözlerine, burnuna ve ağzına sürmemelidir.
Oyuncakları temiz tutun. Oyuncaklar mikropları barındırabilir. Oyuncaklar düzenli olarak sıcak sabunlu suyla yıkanmalıdır.
Başka yöne hapşırın. Diğerlerinden uzağa veya mendile hapşırılması önemlidir. Ağzınızı elleriniz ile kapadıysanız, sonrasında mutlaka ellerinizi yıkayın. Bu durumu çocuklarınızın da örnek almalarını sağlayın.
Bulunduğunuz ortamı havalandırın. Mikroplar durağan havada asılı kalır. Pencereler açıldığında temizlenir. Ayrıca oda nemlendirilmelidir. Kaloriferin üzerine ıslak bez veya sulukta su konulması yeterli olur. Bu sayede burun mukozasının kuruması önlenir.
Mikropları temizleyin. Mikroplar 3 saate kadar kapı kollarında, trabzanlarda, ışık düğmelerinde, cep telefonlarında ve uzaktan kumanda gibi sıkça dokunulan yüzeylerde yaşayabilirler. Bunların dezenfektanlarla silinmesi faydalıdır.
Bu uygulamalar dışında belirtiler ağırlaşmaya devam ediyorsa veya geçmiyorsa mutlaka bir hekime başvurulmalıdır. Ciddi hastalık belirtileri olmayan basit nezlede, belirtileri azaltmak amacıyla semptomatik tedavi uygulanır. Ek olarak yatak istirahati, bol sıvı alınması, ılık tuzlu su ile gargara, akıntı kesici ilaçlar ve parasetamol gibi ağrı kesici ve ateş düşürücüler önerilir. Grip belirtileri olduğunda ise ev istirahati şarttır. Nezle tedavisinde kullanılanlara ek olarak nadiren ve zorunlu kalındığında gereksinim duyulan antiviral ilaçlar, belirtilerin süresini ve ciddiyetini azaltmak için kullanılabilir. Bu ilaçlar, genellikle yaşlılar ve gribe bağlı komplikasyon riski yüksek olan genel durumu bozuk hastalar için kullanılır. Bu gibi durumlarda belirtilerin ilk 24-48. saati içerisinde mutlaka doktor önerisiyle başlanır. Antibiyotikler ise virüslere etki etmezler. Antibiyotikler gibi reçeteye tabi olan ilaçlar, bakteriyel enfeksiyonun bulunduğu streptokokkal tonsillit (BETA), akut otitis media (orta kulak iltihabı) ve akut bakteriyel rinosinüzit (ABRS) gibi durumlarda, doktor tarafından teşhis edildikten sonra reçete edilir. Basit nezle ve grip durumlarında antibiyotik kullanımının bir yararı olmadığı gibi, hastanın karaciğer ve böbreklerinin işlevlerini kötü yönde ağırlaştırabilir ve ayrıca mikropların antibiyotiklere karşı direnç geliştirmesine de neden olabilir.








Yorumlar