SÜT DİŞLERİNİN YERİNE NASILSA YENİSİ GELECEK DEMEYİN, ERKEN YAŞTA TEDAVİ ŞART!
- Dr. Yunus Emre Bıkmaz
- 19 Mar 2025
- 5 dakikada okunur
ÇOCUKLARDA SÜT DİŞİ BAKIMININ ÖNEMİ
Çocuklarda ağız bakım alışkanlığını geliştirmek, yetişkinlere oranla daha kolay ve etkili olabilmektedir. Çocuklar ağız ve diş sağlığına yeterince dikkat edemeseler de çocuğun el becerisi, merakı ve anne-babanın tutumu diş fırçalama alışkanlığının doğru yerleşmesini belirler. Süt dişleri, normal dişlere oranla daha çok organik madde içerirler ve bu nedenle daha kolay ve hızlı çürürler.
Çocuklar, diş çürüğünün erken döneminde görülebilen soğuk-sıcak hassasiyeti ve hafif ağrı gibi sinyalleri zamanında yorumlayamaz ve ağrı ancak dayanılamayacak düzeye geldiğinde şikâyet ederler. Bu durumda çürük artık oldukça ilerlemiş olup, çocuk diş hekimini ilk ziyaretini şiddetli ağrı ve endişe ile gerçekleştirmiş olur ki bu durum gerek diş hekimleri, gerekse anne-babalar için oldukça zor bir sürecin başlangıcı olur.
Çocuğunuzun Dişçi Korkusunu Yenmesini Sağlayın
Toplumumuzda yaygın şekilde diş hekimi korkusu görülmektedir. Anne-babaların en önemli görevlerinden biri; çocuklarını yetiştirirken onların ağız ve diş sağlığını korumak ve ileriki yaşamlarında diş hekimine güven duyarak gidebilmeleri için onlara destek olmaktır. Bunun için onları en doğru şekilde diş klinikleri ve diş doktorları ile tanıştırmaları çok önemlidir.
Çocuğunuza Şeker Yedikten Sonra En Azından Ağzını Çalkalama Alışkanlığını Kazandırın
Özellikle kreş, anaokulu ve ilkokul çağlarındaki çocuklar artık evde anne-baba ve bakıcı denetiminden çıkmakta ve kalabalık içinde alışkanlık geliştiren erken dönem bireyler olmaktadır. Bu da çocukların kreş ya da okul kantininde şekerli gıda tüketebileceği anlamına gelir. Çocukların bu dönemde aşırı miktarlarda olmadığı sürece şekerli gıda tüketmelerinde sakınca yoktur. Ancak gıda tüketimi sonrasındaki davranışları önem taşır. Örneğin; çocuk her şekerli gıda alımından sonra dişlerini fırçalayamasa da mutlaka su içmesi ya da su ile ağzını çalkalamasının gerektiğini bilmelidir. Kolayca uygulayabileceği bu durum, ağız ortamının asit oranını düşürecek ve çürük gelişimini engelleyecektir.
Çürük Oluşumu Engellenebilir Mi?
Çürük gelişimi kompleks bir mekanizmadır ve aşağıdaki 4 etkenin bir araya gelmesi ile oluşur:
1. Çürük yapıcı bakteri
2. Şeker
3. Dişin yapısı
4. Belirli bir zaman periyodu
Çürük Denklemi: “Diş çürüğü=Bakteri×karbonhidrat (şeker)×konak faktörü (dişin yapısı)×zaman”
Bu etkenlerden birinin yetersizliği veya yokluğu çürük oluşumunu engeller.
Diş hekimliğindeki koruyucu işlemler tam olarak bu bilgi ışığında ilerlemekte ve bu denklemdeki 4 temel etkene müdahale etme alanı aramaktadır.
Çürük Denklemini Bozmanın Yolları:
1. Diş fırçalamak (Bakteri faktörü, karbonhidrat (şeker) faktörü ve zaman faktörü): Bakteri ve şekeri ağızdan uzaklaştırmanın ve çürük denklemini bozmanın en kolay yolu diş fırçalamaktır. Bu şekilde, çürüğün gelişiminde ihtiyaç duyulan zaman faktörü de elenmiş olur.
2. Diş yapısını güçlendirmek (Konak faktörü): Çürük gelişim denklemini bozarak, çürük oluşumunu engellemenin bir yolu da konak faktörü olarak da adlandırdığımız diş yapısını güçlendirmektir.
Çocuklarda Diş Fırçalama Bebeklikte Başlamalı
Bebeklerde 6-8 aylıkken, yani ilk dişler ağızda göründüğünde dişleri temizleme işlemi başlamalıdır. Sabah kahvaltısı sonrası ve gece yatmadan önce dişleri, en azından çiğneme yüzeylerini temiz bir tülbent ya da bir gazlı bezi ıslatarak silmek, temizlemek yerinde olur.
Diş fırçası kullanımına ise çocuğun arka dişlerinin çıkmasından sonra, yani ortalama 2,5-3 yaşında başlanması uygundur.
Okul öncesi çocuklarda diş fırçalama için bir teknik uygulatmak çok zordur. Bu yaşlarda önemli olan, çocuğa tıpkı el yıkama alışkanlığı gibi diş fırçalama alışkanlığını kazandırmaktır. Çocuklar diş fırçalarken çoğu zaman dişlerin görünen ya da kolay ulaşılan yüzlerini fırçalar. Oysa çürüklerin önlenmesi için dişlerin ara yüzleri ve çiğneyici yüzeylerini çok daha iyi temizlemek gerekir. Bu nedenle, fırçalamadan sonra anne veya babanın kontrolü iyi olur.
Çocuğunuzu “En Geç” 2,5 Yaşına Kadar Diş Hekimi İle Tanıştırın
Çocuklar için diş fırçası ve macunu seçerken diş hekiminize danışmanızda yarar vardır. Ağzında hiç sorunu olmayan 2,5-3 yaşlarındaki bir çocuk, diş hekimi ile olan ilk randevusunu sadece dişlerini göstererek, yani gülümseyerek bu şekilde kolayca atlatmış olur.
Çürükle Mücadele Yöntemleri: “Önlem Alınmadığı Sürece Çürüğün Önüne Geçmek Mümkün Değil”
1. Fissür Örtücüler:
Günümüz teknolojisinde çürüğü tamamen engelleyebilecek bir aşı ya da ilaç henüz geliştirilememiştir. Ancak çürük sayısını, dişleri koruyarak ve güçlendirerek azaltmaya yönelik bazı dolgu malzemeleri günümüzde kullanılmaktadır. Bunlardan en yaygın kullanımı olan “fissür örtücü” denilen malzemedir.
Diş çürükleri genellikle azı ve küçük azı dişlerinin çiğneyici yüzlerinde bulunan "fissür" adı verilen oluklarda başlar. Fissür örtücüler, bu olukların üzerini kapatarak, o bölgeye mikrop ve yemek artıklarının sızmasını engelleyip çürük başlamasını önlemiş olur. Fissür örtücüler aynı zamanda içerdikleri “fluorid” iyonu ile dişlerin yapılarının kuvvetlendirilmesine de katkıda bulunur.
Çürükle mücadelede dişleri koruyan ve güçlendiren fissür örtücü işlem kimlere uygulanabilir?
· Süt çocuklarında tüm süt azılarına
· Çocuklarda 6 yaşından itibaren çıkan kalıcı azı ve küçük azı dişlerine
· Yetişkinlerde yüksek çürük risk grubunda yer alan kişilere
2. Topikal Fluorid Uygulamaları:
Çürüğü engellemenin başka bir yolu da dişlerin çürüğe karşı direncini artırmaktır. Dişlere topikal (yüzeysel) fluorid uygulanması ile bu direnç kazandırılır.
Fluorid dişlerin çürümesini önleyen, dişlerin yapısını kuvvetlendiren bir elementtir. Fluorid diş macunlarının içinde bulunduğu gibi bazı besin maddelerinde de bulunur. Fakat çocuklar çoğu zaman dişlerini fırçalamayı ihmal ederler ve dişlerinin çürüğe karşı direnç kazanabilmeleri için yeterli fluorid almamış olurlar. İşte böyle durumlar için profesyonel topikal fluorid uygulamaları yapılmaktadır.
Profesyonel topikal fluorid uygulaması sadece diş hekimleri tarafından kullanılabilen bir yöntemdir. Topikal fluorid uygulaması yalnız dişleri çürümeye meyilli çocuklarda değil, tüm çocuklarda güvenle uygulanabilmektedir. Bu sayede yeterli miktarda fluorid dişler üzerinde depolanır ve dişlerin yapısı güçlendirilerek çürüğe karşı dirençli hale getirilmiş olur.
Topikal fluorid uygulaması ancak her 6 ayda bir yapılırsa etkili olabilir. Bunun için çocuklarınızı her 6 ayda bir düzenli olarak diş hekimine götürmeniz uygun olacaktır.
Süt Dişlerindeki Çürükler Mutlaka Tedavi Edilmeli!
Tedavi edilmeyen süt dişi çürüklerinin yol açabileceği problemler:
1. Ağrı
2. Kötü koku
3. Çiğneme zorluğu
4. Beslenme bozukluğu
5. Güzel olmayan görüntü
6. Sırada bekleyen kalıcı diş germlerinin (tohumlarının) zarar görmesi
7. Çürük dişlerin çekilmek zorunda kalınması ve ileride buna sekonder ortaya çıkabilecek problemler:
a. Diş çarpıklığı
b. Çene gelişiminde bozukluk
8. Çürük dişler çekilmesi gerektiği halde çekilmedikleri zaman buna sekonder ortaya çıkabilecek genel sağlık problemleri:
a. Romatizma
b. Kalp rahatsızlıkları
Süt dişleri geçici bir dönem ağızda bulundukları için anne ve babalar tarafından genellikle “nasıl olsa bu dişler değişecek” denerek pek önemsenmez. Ancak unutulmamalıdır ki; süt dişlerindeki çürükler, yalnız çocuğun yaşam boyu unutamayacağı tatsız ağrı tecrübeleri edinmesine sebep olmaz, aynı zamanda sırada bekleyen kalıcı diş germlerine de (tohumlarına) zarar verir.
Kalıcı Dişler Çıkmaya Başladıktan Sonraki Süreçte Ailelere Öneriler:
1. İlk daimi 6 yaş dişlerine dikkat!
Çocuklarda genellikle ilk daimi diş 6 yaşında süren birinci büyük azı dişidir. 6 yaş çocukların henüz ağız hijyenini çok iyi sağlayamadıkları bir yaştır, buna rağmen çocukların ağzında ömür boyu kullanacakları ilk daimi dişleri ağızdadır. Bu yüzden 6 yaş dişleri öncelikli olarak korunmalıdır…
2. Karışık dişlenme döneminde yılda 1 kere diş doktoruna gidilmeli ve fissür örtücü uygulatılmalı!
Karışık dişlenme dönemi 6 yaşla birlikte başlar ve aynı zamanda çocukların karışık beslenme dönemlerine de denk gelir. İleride ergenlik dönemlerine kadar ki bu da 12-13 yaşlarına denk gelir karışık dişlenme dönemi sona erer. Bu dönemde anne-baba çocuğun ağzındaki değişiklikleri yakından takip etmeli, mutlaka yılda 1 kere diş hekimine götürmeli ve her yeni gelen kalıcı azı dişine fissür örtücü uygulatmalıdır.
3. Bu dönemler başarıyla atlatıldığında geriye sadece tek bir şey kalıyor: “Gülümsemek!”
12-13 yaşlarında kalıcı azıları ağzında çürüksüz ve hatta koruma altında olan bir çocuğun ergenlik dönemini atlatana kadar yeni çürükler oluşmadan büyümesi koruyucu diş hekimliğinin ana hedeflerindendir. Böylece çocuk yetişkin olmaya başladığında ağzında hiç çürük olmayacak ve ağız hijyen alışkanlığı yerleşmiş, bundan sonraki diş hekimi ziyaretleri muayene ve kontrol amaçlı, yani “gülümsemek” için olacaktır.








Yorumlar