RAMAZAN AYINDA KALBİ YORAN HATALAR
- Dr. Yunus Emre Bıkmaz
- 20 Mar 2025
- 2 dakikada okunur
Oruçla birlikte 1 ay boyunca günlük öğün sıklığı azalıyor. Uzun süreli açlıktan dolayı meydana gelen sıvı kaybı, gerekli tedbirler alınmadığı takdirde çeşitli kalp sorunlarına neden olabiliyor. Oruç tutarken hem sağlıklı bireylerin, hem de kalp rahatsızlığı olanların bazı önemli noktalara dikkat etmesi gerekiyor.
İftarda Aşırı ve Hızlı Yemek Tehlikeli!
İftar vaktinde aşırı ve hızlı yemek yemek vücuttaki kan akımının bağırsaklara yönlenmesine sebep olur. Bu durumda diğer organlara giden kan miktarı azalır. Gerek kalp-damar hastalığı olan kişilerde, gerekse sağlıklı olduğu bilinen bireylerde bile tansiyon düşmesi, göğüs ağrısı, nefes darlığı, çarpıntı ve bayılma hissi gibi şikâyetler meydana gelebilir. Bundan korunmak için, özellikle sıvı alımına önem vererek acele etmeden oruç açılmalıdır. Ramazan ayında alınan kalori miktarı azalsa da hareketsiz kalınan süre arttığı ve metabolizma yavaşladığı için kilo alımları yaşanabilmektedir. Bu yüzden kalorisi hafif gıdalar tercih edilmelidir.
İftarda Yağlı Besinlerden Uzak Durun
Öncelikle zeytin, hurma veya çorba ile başlanmalı ve sonrasında mümkün olduğunca bol sulu, kızartılmamış ve az yağlı gıdalar tercih edilmelidir. Şayet hamur işlerinden vazgeçilemiyorsa; kızartılmamış, fırında pişirilmiş ve ölçülü yenmesine dikkat edilmelidir. Midenin asit salgısını arttıran baharatlar Ramazan’da tüketilmemelidir. Ramazan ayında dengeli ve düzenli beslenme ve yaşam tarzında ufak değişiklikler yapılarak sağlıklı bir şekilde oruç tutulabilir. İftardan 1 saat sonra düzenli ve hafif tempolu yürüyüş yapılarak, kilo alımının önüne geçilebilir.
Sahurda Peynir, Yumurta ve Yoğurt Yemek Gün Boyu Tok Tutuyor
Sahurda çok yemek uzun süre tok tutar inancından vazgeçilmelidir. Çünkü yemek hızlı yendiğinde kan şekerini de birden yükseltmektedir ve bu durumda ardından yaşanacak acıkma hissi daha çabuk ve daha fazla olur. Sahur sofraları kahvaltı gibi hazırlanmalıdır. Su ve mineral ihtiyacını karşılayacak gıdaların yanı sıra ölçülü miktarda yumurta, süt, yoğurt, peynir veya sebze yemekleri gibi lifli gıdalar tüketilmelidir. Bunlar, hem kan şekerinin yavaş yükselmesini sağlar ve hem de aşırı mide salgısına neden olmadıkları için acıkmayı geciktirir.
Kalp Hastasıysanız Oruç Tutmak İçin Doktorunuza Danışın
Doğumsal veya romatizmal kalp hastalığı olan çocuklar ve koroner kalp hastalığı tedavi edilmemiş yetişkinler için oruç tutmak risklidir. Özellikle bol yağlı, kalorili ve hızlı yenilen iftar yemeklerinden sonra bu hastaların rahatsızlanma ve hatta kalp krizi geçirme riskleri yüksektir. Doğumsal veya sonradan ortaya çıkan kalp-damar hastalıkları nedeniyle açık veya kapalı kalp ameliyatı olmuş veya stent takılmış ya da kalp ilaçları ile tedavi gören hastalar, doktorlarına danışmadan oruç tutmamalıdır. Doktor, bu kararı hastalığın ciddiyet derecesine göre ve hastanın kullandığı ilaçlar doğrultusunda verecektir.
Oruç Tutmak İçin Risk Grubunda Olanlar Şunlardır:
Doğumsal kalp hastalığı olan çocuklar
Romatizmal kalp hastalığı olan çocuklar
İleri derecede kalp yetersizliği olanlar
Kalp kapak hastalığı olanlar
Şeker hastalığıyla birlikte kalp-damar hastalığı olanlar
İnsülin bağımlı şeker hastaları
Düzensiz kan basıncı olanlar
Ramazan Bayramı’nda Aşırıya Kaçmayın
1 aylık açlıktan çıkan ve az yemeye alışan vücuda, bayramda aşırı yüklenmek kalp-damar hastalıklarına ve kan basıncı değişimlerine sebep olabilir. Ziyaretlerde yenilen ikramların kalori ve tuz dengesi ağır geldiğinden hem sağlıklı bireylerde, hem de kalp-damar hastalığı olanlarda kan basıncı yükselmesi, göğüs ağrısı, çarpıntı ve benzeri durumlar yaşanabilir. Bayram ikramlarındaki fazla tuz miktarı bilhassa tansiyon veya kalp hastası olan çocuk ve yetişkinlerde rahatsızlıklara neden olabilir. Bayram döneminde ölçülü ve dengeli gıda tüketimiyle vücudun eski ritmine kavuşması sağlanmalıdır. Yakın ziyaretlere yürüyerek gitmek de kalp-damar sağlığı açısından faydalı olacaktır.








Yorumlar