top of page

EL-AYAK-AĞIZ HASTALIĞI NASIL ÖNLENİR?

  • Yazarın fotoğrafı: Dr. Yunus Emre Bıkmaz
    Dr. Yunus Emre Bıkmaz
  • 27 Kas 2024
  • 3 dakikada okunur

Ülkemizde çocuklarda sık görülen el-ayak-ağız hastalığı genellikle yaz ile sonbahar mevsimlerinin başında yaygın olarak görülüyor. Özellikle mevsimsel geçiş dönemleri ve yaz aylarında bazı bölgelerde vaka artışları daha çok gözlemlenebiliyor. Çocuklar arasında kolayca yayılabilen oldukça bulaşıcı olan bu viral hastalık, ciltte döküntü ve yüksek ateşe neden oluyor.

El, ayak ve ağız hastalığı sıklıkla Coxsackie-A16 virüsü nedeniyle gelişen ve tipik döküntülerle karakterize bir enfeksiyon tablosudur ve oldukça bulaşıcıdır. Hastalığın kuluçka süresi 3-5 gündür. Bu, başka bir kişiden virüsü aldıktan sonra belirtilerin gelişmesi için 3-5 gün geçmesi gerektiği anlamına gelir. Çoğunlukla bulaş, öksürük veya hapşırık aracılığıyla havaya saçılan virüslerin solunmasıyla gerçekleşir. Ayrıca, cilt döküntülerindeki sıvıyla direkt temas sonucu da bulaşabilmektedir.

Döküntülerin Görünümü Suçiçeğine Benziyor

El-ayak-ağız hastalığının belirtileri arasında şunlar yer almaktadır:

  • Diğer birçok viral enfeksiyon tablosunda da görüldüğü gibi hastalık aşağı yukarı 1 gün süren kendini iyi hissetmeme hali ile başlar.

  • Bu dönemde yüksek ateş de gözlemlenebilir.

  • Sonrasında sıklıkla boğaz ağrısı gelişir ve hemen akabinde ağız içinde küçük benekler (ağız yaraları) gözlenir. Bu benekler daha sonra küçük ağız ülserlerine dönüşürler. Benekler bazen ağız içinde görülmeksizin dudaklarda veya ağız çevresinde gözlenebildiği gibi, ağız yaralarına eşlik de edebilirler. 

  • Birçok olguda kırmızı benekler aynı zamanda ciltte de görülür. Bu tipik olarak ağız yaraları geliştikten yaklaşık 1 gün sonra ortaya çıkar. Bu benekler birkaç milimetre çapında küçük şişlikler olup, genellikle el ayasında ve ayak tabanında gözlemlenir. Bazen de el ve ayaklardakine ek olarak kalçada, bacaklarda ve genital bölgede de görülebilir. Çok nadiren vücudun diğer bölgelerinde görülmektedir. Döküntüler suçiçeğine benzer, ancak daha küçük boyuttadırlar. Suçiçeğinin aksine genellikle kaşıntılı değildir, ancak bazen hafif ağrıya sebep olabilir.

Aşısı Yok, Tedavi Belirtilere Göre Yapılıyor

El-ayak-ağız hastalığını ortadan kaldıracak bir tedavi veya önleyici bir aşısı yoktur. Amaç, semptomları hafifletmek ve kişiyi mümkün olduğunca rahatlatarak hastalığın kendiliğinden iyileşmesini sağlamaktır. Tedavi çocuklar ve yetişkinler için aynıdır.

Vücut Isısı Düşük Tutulmalı

Yüksek bir vücut sıcaklığı (ateş), herhangi bir kişinin kendini rahatsız ve huzursuz hissetmesine neden olabilir. Ateş düşürücü ilaçlar kullanılabilir. Bu ilaçlar aynı zamanda ağrı kesici olduğu için, ağız ağrısına da yardımcı olacaklardır. Çocuklar için bu ilaçlar şurup formundada veya eriyebilir fitiller şeklinde uygulanabilmektedir. Her yaş ve kilo için doz değişkendir. Kişi kendini ağrı yönünden rahat hissediyorsa veya ateşi yoksa bu ilaçların kullanılması gerekmez.

Bol Sıvı Verilmeli

El-ayak-ağız hastalığı olan kişinin günlük sıvı alımı artırılmalıdır. Bu, vücutta sıvı eksikliğini (dehidratasyon) önlemeye yardımcı olur. Ağız içi çok ağrımıyorsa veya ateş düştüyse, içecekleri içmek daha kolay olabilir. Bu nedenle, çocuk içecekleri içmek istemezse, doktorun tavsiyesi ile ağrı kesici takviyeler kullanılabilir. Hasta bebekse ve anne sütü ile besleniyorsa emzirmeye devam edilmelidir, çünkü anne sütü en iyi sıvıdır. Ancak, sıvı miktarını artırmak için bebeğin beslenme sıklığı artırılabilir.

Ağız Ağrısı Nedeniyle Yemek Yemek ve Su İçmek Acı Verebilir

El-ayak-ağız hastalığı olan kişiler için yemek yemek veya su içmek sıkıntılı ya da ağrılı olabilir. Ağız ağrısı olan kişiler için yumuşak yiyecekler daha doğru bir seçim olabilir; bu nedenle çorbalar, meyve ve sebze püreleri gibi yiyecekler tüketilmelidir. Ağız yaraları için birkaç ilaç tedavisi mevcuttur. Ancak hepsi çocuklar için kullanılamaz. Diğer önlemler işe yaramıyorsa, uzman hekim tarafından belirlenen olası tedavilerden bazıları düşünülebilir.

Çocuk, ağız ağrısı nedeniyle sıvı alımını keserse, nadiren de olsa vücutta sıvı eksikliği (dehidratasyon) gelişebileceğinden doktora başvurmanız önerilir. Ayrıca, el-ayak-ağız hastalığının herhangi bir alışılmadık semptomundan endişe duyarsanız, ciddi komplikasyonların gelişme riskini azaltmak için de doktorunuza başvurmanız önem arz etmektedir.

El-Ayak-Ağız Hastalığından Korunmak İçin 6 Öneri:

  1. Çocukların tuvaleti kullandıktan sonra ellerini sabun ve suyla iyice yıkamalarını sağlayın.

  2. Öksürürken ve hapşırırken ağız ve burnunuzu örtmeye çalışın. Tek kullanımlık mendillerle burnunuzu ve ağzınızı silin.

  3. Yetişkinler, bebek bezlerini ve mendilleri taşırken özellikle dikkatli olmalıdır. Bezleri ve mendilleri taşıdıktan sonra ellerini iyice yıkamalıdırlar.

  4. Kirli kıyafetler, çarşaflar ve havlular, çamaşır makinesinin en sıcak döngüsünde yıkanmalıdır.

  5. Hasta iken ve iyileştikten sonraki birkaç hafta boyunca bardak, yemek takımı, havlu, vb. eşyaları paylaşmaktan kaçınmak en iyisidir.

  6. Cilt döküntülerini bilinçli olarak patlatmayın, çünkü içerdiği sıvı bulaştırıcıdır.


 
 
 

Yorumlar

5 üzerinden 0 yıldız
Henüz hiç puanlama yok

Puanlama ekleyin
bottom of page