BEBEK VE ÇOCUKLARDA AYRILIK KAYGISI
- Dr. Yunus Emre Bıkmaz
- 22 Kas 2024
- 3 dakikada okunur
Anne-baba adayları için zorlu ve bir o kadar da mutluluk verici bir evre olan bebek bakımı veya çocuk yetiştirme dönemi, çocuğun yaş aralıklarına göre yaşanan fiziksel ve ruhsal gelişim ve değişimlerine bağlı bazı durumlarda ebeveynleri yorabiliyor. Bebeklerde “ayrılık kaygısı” olarak tanımlanan ve gelişim sürecinin bir parçası olarak kabul gören bu durum göz ardı edildiğinde, çocukluk evresinde öfke krizleri ve asosyalleşme gibi ciddi problemler ortaya çıkabiliyor.
Ayrılık Kaygısı Nedir?
Ayrılık kaygısı, bebeğe bakım veren ve bağlandığı kişilerden ayrıldığı zaman ortaya çıkan uygunsuz ve aşırı kaygı durumudur. Zaman kavramını henüz keşfedemeyen bebekler kendilerinden uzaklaşan ebeveynlerin sonsuza kadar tamamen gittiğini düşünme hissiyatına kapılabilmektedir. Toplumda sıklıkla bebeğin bakımını fazlaca üstlenen ve gün içerisinde bebekle en çok vakti harcayan annenin bebekten uzaklaşması bu kaygı ve depresyon sürecini tetiklemektedir. Bu durum bebeğin bakımını üstlenen babaanne, anneanne, bakıcı veya baba olduğunda da kaygı problemini ortaya çıkarmaktadır. Burada önemli olan, bebeğin dünyaya gözlerini açtığı andan itibaren onunla ilgilenen ve sık vakit geçiren bireyin varlığını kaybetme korkusudur.
Ayrılık Kaygısı Hangi Durumlarda Görülür?
Süt çocukluğu döneminin başlarında bebek anneyi, sesini, kokusunu tanır ve annesi yanındayken kendini güvende hisseder. Ufak ayrılıklar, uzaklaşmalar bile bebeği huzursuz eder. Sosyal çevrenin az olduğu, annenin bebeğin bakımını tek başına üstlendiği, aşırı kaygılı anne fenotipinde, ruhsal soruna sahip anne ve/veya çocuk ya da aile içi sorun mevcudiyetinde, ailede ve çocukta fiziksel hastalık ve genetik yatkınlık durumlarında ayrılma kaygısı daha yoğun olarak ortaya çıkmaktadır.
Ayrılık kaygısı belirtileri nelerdir?
Ayrılık kaygısı, süt çocukluğu döneminin sonlarına doğru ve oyun, okul çocukluğu dönemlerinde daha fazla belirti vermekle beraber süt çocukluğu döneminde; aşırı emmeye bağlanma, sürekli anne teması ve kucak alışkanlığı, uykuya dalmada güçlük ve uyku terörü belirtileri gösterebilir.
Daha büyük çocuklarda ise ayrılık kaygısı belirtileri kısaca şu şekilde sıralanabilir:
Ebeveynden ayrılmada güçlük
Uykuya dalmada problemler
Ayrılık anında öfke krizleri
Ayrılıkla ilgili kâbus görmeler
Sürekli ebeveynleri taciz etme (telefon, mesaj)
Fiziki yakınmalar yaratma (karın ağrısı, baş ağrısı, vb.)
Okul devamsızlığı
Gece yalnız yatmama
Sosyal çevre edinme problemleri
Bebeklerde Ayrılık Kaygısı Ne Zaman Başlar, Ne Zaman Sonlanır?
Ayrılık kaygısı, gelişimsel sürecin normal bir parçası olarak çocuk 6 ila 8 ay olduğunda başlamaktadır. Çocuk sosyalleştikçe ve bakım veren kişiler dışındaki insanlarla iletişim kurmayı öğrendikçe azalarak bitmesi gerekir. Bu durum genellikle çocuğun 3 yaş civarına denk gelmektedir. Fakat 4 yaş ve üzerindeki bir çocukta evden ya da ebeveyninden ayrılırken şiddetli korku ve endişe yaşanmaya devam ediyor ve çocuğun hayatını etkiliyorsa bu durum “Ayrılık Kaygısı Bozukluğu (AKB)” olarak adlandırılır. AKB, okul çocuklarında çok sık görülen ruhsal bir durumdur. Sıklığı %4-5 civarındadır. Kız çocuklarda daha sık saptanmasına karşın, aslında genel olarak kız erkek oranında çok da büyük bir fark yoktur.
Ayrılık Kaygısını Azaltmak İçin Öneriler Nelerdir?
Ayrılık kaygısı gelişim sürecinin normal işleyişi içerisinde görülen bir durum olmasından kaynaklı, bu kaygı oluşumunu tam anlamıyla engellemek mümkün olmamaktadır. Uygulanacak önlemler ile süreç daha rahat atlatılabilir ve bu kaygı bozukluğunun kronikleşmesine engel olunabilir.
Ayrılık kaygısını azaltmak için şu öneriler uygulanabilir:
Çocuğunuz ile kaliteli zaman geçirin, her fırsatta oyun oynayın.
Çocuğun kaygısını anladığınızı belli edin; “kocaman oldun, artık ağlama”, “çok ayıp ediyorsun”’ gibi eleştirel söylemlerden kaçının.
Çocuğunuza döneceğiniz zamanı onun anlayacağı dilde belirtin.
Bebeklik döneminden başlayarak sürekli yanınızda tutmayın ya da yanında uyumayın, sosyal çevrenizi ve çocuğun sosyal çevresini dar tutmayın.
Çocuğun yanından ayrılmadan önce nereye gideceğiniz ve ne kadar süre kalacağınız konusunda net olun, belirsizlikten kaçının.
Ayrılık Kaygısı İle Mücadele İçin Ebeveynlere Önerilen Baş Etme Yöntemleri Nelerdir?
Çocukla vedalaşırken mutlu ve rahat olun, kesinlikle tedirgin ve üzgün davranmayın.
Vedalaşmayı kısa tutun ve çocuk eğlenceli bir aktivitedeyken ayrılmaya çalışın.
Çocukla ayrılmanız esnasında; yeni bir ortama gitmeniz gerektiğini, ne zaman döneceğinizi ve ona bu sürede kimin bakacağını onun anlayacağı dilde anlatın.
Yeni bir ortama veya bakıcıya gideceği zaman destek olmak açısından siz de o ortamda bir müddet zaman geçirin ve sevdiği bir eşyayı almasına izin verin.
Ayrılık süresini kademeli olarak artırın ve söz verdiğiniz sürede yanında olun.
Ne kadar kızarsanız dahi, olumsuz sözlü ve fiziki tepkiler vermeyin.
Ayrılık Kaygısının Tedavisi Var Mıdır?
Normal gelişim sürecinde ortaya çıkan (6 ay-3 yaş arası) ayrılık kaygısı, ebeveynlerin tutumları doğru olursa tedavi gerektirmeden düzelen bir dönemdir. Ancak 4 yaş üstü çocuklarda ortaya çıkabilen AKB mutlaka tedavi edilmelidir, ilk tedavi şekli de bilişsel davranışçı terapidir. Tedavi edilmediği takdirde AKB çocukların okul hayatındaki ve sosyal ilişkilerindeki işlevselliği önemli ölçüde olumsuz etkileyecektir.








Yorumlar