top of page

ZONA

  • Yazarın fotoğrafı: Dr. Yunus Emre Bıkmaz
    Dr. Yunus Emre Bıkmaz
  • 15 Oca 2025
  • 3 dakikada okunur

Varicella-zoster virüsü (VZV) yani suçiçeğine sebep olan virüs, hastalık geçirildikten sonra omurilikteki duyusal sinir hücrelerinde uykuda kalmaktadır. Uykuda olan bu virüsün tekrar aktif olması ile ortaya çıkan bölgesel, ağrılı ve su toplamaları şeklindeki deri döküntüleri “zona hastalığı” olarak bilinir. Virüsün tekrar aktif olması ve zona gelişmesi için genellikle bağışıklığı düşüren bir unsur bulunmaktadır. Uykusuzluk, vücuttaki bir enfeksiyon durumu, güneş altında uzun saatler kalmak, bağışıklığı düşüren ilaçlar kullanmak ya da böyle bir hastalığa sahip olmakla birlikte, ileri yaş ve stres gibi durumlar da zonaya davetiye çıkarabilir.

Son 60 Yılda Vakalar 4 Katına Çıktı

Zona genellikle ileri yaşta görülmekle birlikte suçiçeği geçiren herkeste görülebildiğinden, bebeklik çağı dahil her yaşta ortaya çıkabilmektedir.

Hastalık suçiçeği gibi solunum yoluyla bulaşmamakta; su toplamalarına direkt temas ile ya da su toplamalarının kontamine ettiği yatak, nevresim, kıyafet aracılığıyla bulaş olabilmektedir. Eğer çevremizde zona geçiren bir kişi varsa bakımı sırasında eldivensiz şekilde bireye ve temas ettiği alanlara dokunulmamalı ve her temas sonrası eller yıkanmalıdır.

60 yıl içinde zona hastalığının 4 kattan fazla artmış olduğunu gösteren bilimsel veriler bulunmaktadır. Hem erken yaşlarda olup, hem de sayıca artmasının sebepleri olduğu düşünülen bazı konular mevcuttur. Aşı karşıtlığının yaygınlaşması ile suçiçeği ya da zona aşısının yapılmaması, kanser ve organ nakli tedavi yöntemlerinin çeşitlenmesi ve bu hastaların bağışıklığı düşüren ilaçlar kullanması, Covid-19 gibi çeşitli enfeksiyon hastalıklarının yaygınlaşması da bağışıklık sistemimizi etkileyerek zona artışına yol açmış olabilmektedir. Ancak yapılan çalışmalarda istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki kurulamamış ve bu konuda daha fazla araştırma gerektirdiği belirtilmiştir.

Güçlü Bağışıklık, Sakin Zona Hastalığı

Bağışıklığımız ne kadar kuvvetliyse, zona hastalığı da o kadar sakin geçer. Genç bireylerde, suçiçeği aşısı olanlarda, bağışıklığı düşüren ilaç kullanmayan ya da HIV veya kanser gibi bağışıklığı düşüren bir hastalığı olmayanlarda hastalık küçük bir alanda ağrısız su toplamaları şeklinde gelişmekte, hiç tedavisiz bile iz bırakmadan maksimum 1 hafta içinde iyileşmektedir.

Su toplamaları vücutta saçlı deri, yüz, gövde, kol, bacak yani tüm vücut alanlarında görülebilir; ancak bölgesel olarak gelişir. Ağır hastalar dışında tüm vücuda yayılmamaktadır. Hastalık bir hat boyunca kızarık zemin üzerinde gruplar halinde su toplamaları olarak görülmektedir. Genellikle bahsedilen hat boyunca şiddeti değişken olan ağrı da eşlik eder. Su toplamaları ve ağrı olunca doktora başvuru beklenilen bir süreçtir; ancak bazen döküntüden 1 hafta-10 gün önce tek başına ağrı gelişebilmektedir. Sebebi açıklanamayan, vücudun tek tarafında ataklar halinde gelen zonklayıcı ağrıda bu hastalık da akla gelmelidir.

Zona Aşısı Hem Tekrarı Engeller, Hem De Zona Geçirmeyenleri Korur

Kişi nadir de olsa tekrar zona hastalığı geçirebilmektedir. Ancak genellikle bu ileri yaştaki ve bağışıklığı bozuk bireylerde olmaktadır. 50 yaş üzeri kişilere ve bağışıklığı etkileyen hastalığa sahip olan gençlere zona aşısı önerilmektedir. Zona aşısı hem tekrarı engellemekte, hem de zona geçirmeyen kişilerde koruma sağlamaktadır. Bunun dışında genel sağlık kurallarına uymak yeterlidir. Düzenli beslenme ve uyku ile bağışıklığa dikkat edilmeli, dikkat edilemiyorsa da gerekirse ek besin takviyeleri kullanılabilmektedir. 

Yüzde gelişen zona göz içini tutmasıyla körlüğe, yüzdeki fasiyal sinire etki ederek yüz felcine, kulak içinde tutulum yaparak denge problemlerine ve yine tutulum yerine göre idrar-gaita kaçırma gibi problemlere yol açabilmektedir. Hastalık geçtikten sonra da “postherpetik nevralji” denilen ve aylarca devam eden ağrılara yol açabilmektedir. Su toplamaları üzerine bakteriyel enfeksiyon da eklenirse ciltte iz bırakabilir. Bu sebeple ciddiye alınması gereken bir hastalıktır. Tüm enfeksiyöz hastalıklarda olduğu gibi 50 yaş üzeri, ek kronik hastalıkları ya da kanser nedeniyle gibi bağışıklığı etkilenmiş bireylerde tüm vücuda yayılıp ölümcül de olabilir.

Zona hastalığında virüse karşı anti-viral ilaçlar kullanılmaktadır. Ağrı için ağrı kesiciler, hatta yetişkinlerde bazen yeşil reçeteli ilaçlar tedaviye eklenmektedir. Ve mutlaka yara bakımı için gerekli sürme tedaviler verilmektedir.



 
 
 

Yorumlar

5 üzerinden 0 yıldız
Henüz hiç puanlama yok

Puanlama ekleyin
bottom of page