top of page

SU KİRLİLİĞİ HANGİ HASTALIKLARA NEDEN OLUR?

  • Yazarın fotoğrafı: Dr. Yunus Emre Bıkmaz
    Dr. Yunus Emre Bıkmaz
  • 22 Oca 2025
  • 5 dakikada okunur

Su kirliliği, deniz, nehir ve yeraltı suları gibi kaynakların kimyasal veya çevresel faktörlere bağlı olarak kirlenmesiyle meydana gelir. Çevreye zarar veren kirlilik, biyolojik toplulukların yok olmasına sebebiyet verebilir ve insan sağlığını tehlikeye atar. Hayat kaynağı olan suyun kirlenmesi büyük bir küresel sorundur ve çeşitli nedenlerin etkisiyle oluşur. Zamanla kronik rahatsızlıklara ve bulaşıcı hastalıklara sebep olan su kirliliğinin canlılar üzerindeki etkileri uygun yaklaşımlarla önlenmelidir. 

Su Kirliliği Nedir? 

Su kirliliği, kimyasallar ve mikroorganizmalar gibi zararlı maddelere bağlı olarak birçok su kaynağının kalitesinin düşmesiyle meydana gelir. İnsan ve çevre için toksik hale gelen kirlilik hem insanların, hem de diğer canlıların sağlığını tehlikeye atar. Buna bağlı olarak yeme, içme ve temizlenme gibi temel ihtiyaçların karşılanmasında büyük sorunlar yaratır. 

Çeşitli faktörlerin etkisiyle kontamine olmuş sular birtakım hastalıklara yol açma potansiyeli taşır. Bunların başında shigella, salmonella, tifo, kolera, giardia, hepatit-A ve lejyoner hastalığı gelir. Bunların dışında su kirliliği zamanla cilde zarar verebilir, saç dökülmesine yol açabilir ve şiddetli ishale neden olabilir.

Su Kirliliği Neden Olur? 

Hayat kaynağı olan su, çeşitli nedenlere bağlı olarak kirlenir ve kullanılmaz hale gelir. Bu sebeplerin çoğunluğu beşeri faktörlerle ilişkilendirilir. Kimyasal kirleticiler, tarım faaliyetleri ve evsel atıklar gibi çeşitli unsurlar suyun doğal dengesini bozar.

Su kirliliğine neden olan önemli faktörler ve etkileri şu şekildedir: 

  1. Yanlış tarım faaliyetleri: Su kaynaklarının çoğunluğunu kullanan tarım sektörü, suyun kirlenmesine neden olan önemli bir faktördür. Dünya genelinde de tarım faaliyetlerinin su kirliliğinin en önemli kaynaklarından biri olduğu öne sürülür. Özellikle nehir, haliç, yeraltı suları ve akarsularda tarımsal kirliliğe rastlanır. Zira her yağmur yağdığında tarımsal alanlarda gübre ve böcek ilaçları gibi toksik maddeler su yollarına taşınır. Ayrıca aşırı azot ve fosfora bağlı olarak ortaya çıkan besin kirliliği de su ekosistemlerinde oksijen seviyelerinin düşmesine neden olur.  

  2. Radyoaktif maddeler: Radyoaktif atıklar; nükleer enerji santralleri, uranyum madenciliği ve fosil yakıtlar gibi unsurlardan yayılan maddelerdir. Doğada binlerce yıl kalabilen bu atıklar deniz kaynaklarını ve yeraltı sularını büyük ölçüde tehdit eder. Radyoaktif maddelerin suya karışması hem insan sağlığı, hem de diğer canlıları tehlikeye atar.  

  3. Kanalizasyon ve atık sular: Kanalizasyon suyunda insan ve gıda atıklarına rastlanır. Geri kalan atık sular ise endüstriyel, evsel, tarımsal ve hayvancılık gibi ortamlardan çıkar. Bu maddeler suya karıştığında ötrofikasyon adı verilen alg patlamalarına yol açar. Buna bağlı olarak suyun oksijen seviyesini düşürerek ekosistemin bozulmasına neden olur. Ayrıca evlerde kullanılan deterjan, temizlik maddeleri ve ilaçlar da ağır metaller içerdiği için suya karıştığında toksik hale getirir. Bunun yanı sıra kanalizasyonla taşınan katı atıklar su ekosistemine yayılarak besin zincirine girer. Buna bağlı olarak su kaynaklarının sürdürülebilirliğini tehdit eder ve insan sağlığı için ciddi bir tehlike arz eder. 

  4. Petrol kirliliği: Petrol sızıntıları, deniz ve okyanusları kirleten en önemli unsurlar arasında yer alır. Su yüzeyine yayılan petrol, suyun oksijen almasını zorlaştırır ve ekosisteme zarar verir. Bunun neticesinde içme veya tarım sularının kirlenerek sağlık sorunlarının ortaya çıkmasına neden olur.  

Su Kirliliğinin İnsan Sağlığına Etkileri Nelerdir? 

Su kirliliğinin insan sağlığına etkileri ortaya çıkabilecek hastalık riskleridir. Bu hastalıklar arasında da shigella, salmonella, tifo, kolera, giardia, hepatit-A ve lejyoner hastalığı gibi hastalıklar yer alır.

Yapılan araştırmalara göre 2015 yılında su kirliliği 1,8 milyon kişinin ölümüne neden olan bir unsur olarak göze çarpar. Ayrıca temiz ve güvenli olmayan suyu kullanan bölgelerde her yıl yaklaşık 1 milyar insan hastalanır.  

İnsan ve hayvan atıklarından ortaya çıkan su kaynaklı patojenler, su kirliliğinin etkisiyle hastalıklara neden olur. Özellikle kolera, tifo ve giardia en yaygın görülen bulaşıcı hastalıklardır. Güvenli ülkelerde dahi her yıl su kirliliğine bağlı ortaya çıkan hastalıklara rastlanır. Bunlardan biri de Amerika’da binlerce kişi arasında yayılan lejyoner hastalığıdır. Ciddi bir zatürre türü olan lejyoner, borularla taşınan bakterilerin suya karışarak yaydığı bir enfeksiyondur.  

Kirli su kaynaklı hastalıklar, bazı virüs ve bakterilerle kontamine olmuş su tüketimiyle ortaya çıkar. Güvenli hijyen ve sanitasyon uygulamalarının eksikliğinde görülen bu rahatsızlıklar hayatı tehlike altına atar.

Su kirliliğinin insan sağlığı üzerinde meydana getirebildiği yaygın olarak görülen etkiler şöyledir:

  • Shigella

  • Salmonella

  • Tifo: Kötü sanitasyon ve güvenli olmayan su kaynaklarındaki maddelerle ortaya çıkan bulaşıcı bir hastalıktır.  

  • Kolera: Kirli suyla yayılan ve genellikle temiz suya erişimin bulunmadığı bölgelerde meydana gelen ölümcül bir hastalıktır. En temel sebeplerinden biri kontamine olmuş sulardır.

  • Giardia: Özellikle gölet, akarsu ve yüzme havuzları gibi çeşitli su kaynaklarında görülen bir enfeksiyon rahatsızlığıdır.  

  • Hepatit-A: Kontamine suyla temas edildiğinde ve tüketildiğinde ortaya çıkan bir karaciğer enfeksiyonudur.  

  • Lejyoner hastalığı

  • Cilt sorunları

  • Saç dökülmesi

  • Şiddetli ishal (Dizanteri): Bakteri, parazit ve virüs içeren suyla temas edildiğinde ortaya çıkan bağırsak enfeksiyonudur.  

  • Böbrek hasarı

  • Bağışıklık sisteminin düşmesi

Kimyasal kirliliğin insan sağlığına zararları nelerdir? 

Kimyasal kirlilik hava, su ve toprakta biriken toksik maddelerin etkisiyle ortaya çıkar. Endüstriyel faaliyetler, tarım ilaçları ve evsel atıklar kirliliğin büyük bir bölümünü oluşturur. İnsan sağlığını çeşitli şekillerde tehdit eden kimyasal kirlilik, özellikle çocuklar, hamile kadınlar ve kronik rahatsızlığı olan kişiler için tehlikelidir. Uzun süreli maruziyet sonucunda nörolojik hastalıklar, allerjiler, kanser ve hormon bozuklukları gibi tahribatlar meydana gelebilir.  

Su kirliliğinin etkileri, bağışıklık ve allerjik rahatsızlıkların yanı sıra sinir sistemine zarar veren sağlık sorunları yaratır. Kurşun, arsenik ve cıva gibi maddeler, suyla veya çiğ balık, midye gibi besinlerin tüketimi ile vücuda girdiğinde sinir sistemi bozukluklarına neden olur. Bu durum zayıf refleksler, hafıza sorunları, polinöropati, ellerde tireme gibi sağlık problemlerine sebebiyet verir. Ayrıca içme suyunda tespit edilen yüksek nitrat seviyeleri, methemoglobinemi olarak adlandırılan mavi bebek sendromuna yol açar.  

Su Kirliliğinin İnsan Sağlığına Etkileri Hakkında Sıkça Sorulan Sorular 

1.       “Su kirliliği insan sağlığını nasıl etkiler?” 

Su kirliliğinin zararları, insan sağlığı açısından ciddi bir tehlike arz eder. Zira kontamine suyla temas etmek ve tüketmek toksik madde zehirlenmelerine, bulaşıcı hastalıklara ve kronik rahatsızlıklara sebebiyet verir. Bunun yanı sıra allerji semptomlarının gelişmesine ve bağışıklığın düşmesine yol açar.  

2.       “Hangi kimyasal maddeler su kirliliğinde en tehlikeli olanlarıdır?” 

Su kirliliğinde en tehlikeli kimyasal maddeler arasında kurşun, arsenik, cıva, kadmiyum ve nitrat gibi ağır maddeler yer alır. Bu kirletici maddeler ve radyoaktif kimyasallar, sağlık üzerinde ciddi sorunlara neden olur. Kalıcı beyin hasarı, polinöropati, çocuklarda gelişim problemleri ve kanser riskleri en yaygın problemlerdir.   

3.       “Su kirliliği çocukları nasıl etkiler?” 

Çocuklar, bağışıklık sistemleri henüz tam olarak gelişmediği için enfeksiyonlar ve bulaşıcı hastalıklar karşısında daha savunmasızdırlar. Bu noktada su kirliliği büyüme sürecinde zihinsel gelişimi etkiler. Ayrıca bakteriyel ve viral enfeksiyonların yayılmasına zemin hazırlayarak ishal, kusma ve ateş görülür. Bunun yanı sıra kurşun ve cıva gibi ağır maddeler zihin geriliğine ve dikkat eksikliğine neden olabilir.

4.       “Su kirliliğini önlemek için bireysel olarak neler yapabiliriz?” 

Doğal ürünler kullanmak, kimyasal maddeleri doğaya bırakmamak ve plastik kullanımından kaçınmak bireysel su kirliliği önlemleri açısından uygundur. Bunun yanı sıra pestisit ve herbisit kullanımını azaltmak da çevreye fayda sağlar. Kimyasal madde kullanımını azaltmak için karbonat, limon ve sirke gibi doğal içerikli ürünlerle evlerde temizlik yapılabilir.  

5.       “Kirli sular nasıl arıtılabilir?”

Kirli sular, özel filtrasyon sistemleriyle katı partiküllerden ayrıştırılarak arındırılır. Doğal arıtma yöntemi olarak kaynatma ile içindeki bakteri ve mikroorganizmaların yok olması sağlanabilir. Ayrıca distilasyon yöntemi de en çok kullanılan arıtma tercihlerinden biridir. Buna göre, suyu mikroorganizmalardan ayırmak için buharlaştırdıktan sonra yeniden sıvı hale getirmek gerekir.  


 
 
 

Yorumlar

5 üzerinden 0 yıldız
Henüz hiç puanlama yok

Puanlama ekleyin
bottom of page